14.2.07

Bebeğim Hakkında Unutmak İstemediklerim

Anneme soruyorum bazen; ben bebekken neler yapıyordum diye; O da hatırlamıyor bazı şeyleri... İşte benim bebeğim hakkında ileride unutmak istemediğim ayrıntılar:
- emzirirken; elleri ile sürekli benim yüzümü ellemesi
- kakasını yapacağı zaman; gözlerinin içine kadar kızarması; dudaklarını büzmesi (kaka böcüğü)
- "ugh" diye sesler çıkarması (kızılderili böcüğü)
- "hüü"lemesi (hü böcüğü)
- "aguuu" demesi
- poposunu havaya dikip Hülya Avşar gibi sallaması
- " babasının aslan oğlu" denildiğinde istisnasız gülmesi, hatta kahkaha atması
- altını değiştirirken boynundan öpücüklere boğduğumda büyük insan gibi kahkaha atması
- ellerini bilekten itibaren sürekli oynatması
- altını değiştirirken sürekli dönüp durması
- pusetle yürüyüşe çıkar çıkmaz 2. dk içerisinde uykuya dalması
- elinin, kolunun, bacağının sürekli ama sürekli hareket halinde olması
- her akşam babasının göbeğindeki keyfi
- çok küçükken; yatağından aldığımda ya da kucağımda merdiven inip çıkarken bana sımsıkı tutunması
- yine çok küçükken kusmadan önce bana tatlı tatlı bakıp gülmesi ve sonra gülerken kusması
- eline geçen herşeyi emmesi; parmağını emmeye çalışması ama hep kaybetmesi
- çok küçükken, sepetinde üzerine cibinlik düştüğü zamanki yüz ifadesi
- emzirirken çıkardığı sesler ( ben Nutellayı o kadar iştahlı emmiyorum)
- dandini dastana ninnisinden başka ninni sevmemesi, başka makama geçince hemen ağlaması
- suratıma hem kakasını hem çişini yapmış olması
- herşeyinde zürafa olması ( yer minderi, 2 tane oyuncağı, t-shirtleri, sweat shirtleri vs...)
- minicik parmak arası terlikleri
- civciv bornozu
- polo yaka tulumları
- makamını tutturunca saatlerce çığlık atması
- çoraplarını yakalayıp yemesi, sırılsıklam edip ayağından çekip çıkarması
- saçlarımı deli gibi çekmesi
- çok küçükken birisi hapşırınca korkup ağlaması
- elektrik süpürgesi sesinde hep uyuması
- ilk doğduğunda küçük kıllı bir hobbit olması (kıllı böcük)

13.2.07

Diş Buğdayım

Sonunda 2 dişli bir canavar haline geldiğim için; hazır anneannem de burada; Paris'te bizimleyken diş buğdayım da bugün yapıldı!!! Anneannem 32 tane buğdayı; haşlayıp kurutmak üzere bir ipe de dizdi; bu 32 tane sapadağlam, inci gibi dişim olsun diye yapılıyormuş, annem de Elmas'tan öğrenmiş. Diş buğdayımı kutlamak üzere annem; Zeynep, Didem ve Derya'yı da bize davet etti. Diş buğdayımın içine koyduğumuz altın da Derya'ya çıktı; umarım O'na şans getirir...














Anneannem yanımıza geldiğinden beri mama ve uyku saatlerim sanki daha bir düzenli oldu. O'nun elinden enginar, kabak, elma yemek çok hoşuma gitti. Annem hiç bu kadar eğlendirmiyor beni yemek yerken.
Babam ne yazık ki bir iş seyahatinde; özellikle akşam saatlerinde O'nu çok özlüyorum; koltukta O'nun oturduğu yere bakıp dudaklarımı büzüp büzüp ağlıyorum.














Dün otobüse binip Parly 2 alışveriş merkezine gittik. Burada pusetle otobüse binmem o kadar kolay ki!!! Pusetimle ben otobüsün orta kapısından biniyoruz; burada kaldırımlar hep standard yükseklikte olduğu için; otobüsün kapısı ile kaldırım aynı seviyede. Hatta ilk otobüse bindiğimde yani bundan 1 hafta önce otobüste 5 puset daha vardı. Ama sanırım artık bir daha otobüse binmeme gerek kalmayacak; çünkü babam; anneme sevgililer günü hediyesi araba almış!!!Haftaya arabamız geldiğinde annemle ben fıldır fıldır sokaklardayız artık; Tom Tom'umuzu da aldık mı; kim tutar bizi.

Annemin notu: Annemin gelmesi ile 4 aydan beri ilk defa Paris'te bebeksiz gece dışarı çıkabildik; harika bir duyguydu; sanırım bunu daha sık tekrarlayacağız artık; çünkü çok özlediğimizi farkettik!

5.2.07

İlk Kahvaltı Davetim

Uzun zamandır yazamadık; anlatacak yine çok şey var. Yazmadığımız bu süre içinde benim 2 dişim birden patladı!!. Artık dişli bir böcük oldum. Elime gelen herşeyi ağzıma götürüp dişlerimi kaşımak istiyorum. En çok çoraplarımı yakalayıp, ayaklarımdan çıkartıp ağzıma sokmayı seviyorum. Annem bazen beni kandırmak için çorap yerine tulum giydiriyor, ya da ak sakallı dedemden öğrendiği gibi çoraplarımı birbirine bağlıyor.
Artık boyum uzdığı için pusetim de değişti. Çok havalı simsiyah büyük bebek pusetime binmeye başladım. Oh be dünya varmış; ayaklarımı keyfimce oynatabiliyorum. Yine boyum uzadığı için astronot tulumum da değişti; böylece kollarımı yine hareket ettirebiliyorum. Değişmeyen tek şey annemle hergün yaptığımız yürüşler.
Burada 8 Ocak-17 Şubat arası ucuzluk var; annem de bana bişiler aldı tabii!!!
Bu pazar günü Derya teyzeme kahvaltıya davetliydik. Çok eğlendim, Selin ve Lara da bana hediyeler almış, o kadar güzeller ki. Özellikle Selin beni çok seviyo, biraz daha büyüyeyim O'nu sinemaya götürmeyi düşünüyorum, umarım teklifimi kabul eder.


Geçen haftasonu da babam bizi Notre Dame'a gezmeye götürdü. Annem ile babam orada tesadüfen bir Türk lokantası keşfedince çok mutlu oldu.














Bir de artık esmer bir annem var!!!