Annem diyor ki;
" Ahmet Taylan okuluna başlayalı tam 3 hafta oldu; ben işi bırakalı neredeyse 2 ay. Ahmet Taylan okuluna; en önemlsi servise alıştı gibi. Sabahları 06:45 gibi ben kalkıyorum;babamız benden 15 dk önce kalkıyor. Giyinip; Ahmet Taylan'ın odasına gidiyorum; O'nu öpe koklaya uyandırmaya çalışıyorum; bu arada; geceden hazırladığım kıyafetlerini yavaşça giydirmeye de başlıyorum. Sadece pazartesi günleri forma var bu sene; zaman kavramı otursun diye Neyse; her sabah klasik sorularımız var; nereye gidiyorum?, neden gidiyorum?, hep mi gitmem gerek? kardeşim nerede? babam nerede? çişin var mı oğlum? hayır yooook!!!! Bu gürültüye tabii ki Mehmet Levent uyanıp "anneeeeeeeee, anneeeeeee "diye bağırarak ağlamaya başlıyor. Neyse Mehmet Levent'i ya Bahriye Hanım ya da babamız oyalarken; biz Ahmet Taylan ile 1 kaşık pekmez, 3 mandalina suyu ve kaşık kaşık fındık kremasından oluşan kahvaltımızı yapıyoruz. Bazen bu kahvaltıya ev yapımı kalp kek , araba kurabiye eşlik ediyor. Bu sırada mutfağa gelen babamız da pekmezden ve keklerden nasipleniyor pek tabii. Sonra ayakkabı giydirme, mont giyme, çanta almayı takiben nihayet üçümüz aşağıya inip ayağımızı sürüye süreye güvenliğe kadar geliyoruz. Garajdan çıkan arabaların renklerini tahmin etmece oyunumuz sırasında servis geliyor ve Ahmet Taylan karga tulumba paketlenip güvenlik görevlilerinin şaşkın bakışları arasında servise oturtuluyor.Babamız da işe uğrulandıktan sonra nihayet ben 07:37 itibari ile kulağıma i-podumu takıp sitenin içerisinde 30 dk yürüyüp gün içerisinde yalnız kalabildiğim nadir anlardan birini yaşıyorum. Yukarı çıktığım zaman Mehmet Levent beni her tarafı yumurta ve süte bulanmış şekilde bekliyor. Beyefendi bacak kadar boyuna rağmen herşeyi kendisi yemek, kendisi yapmak istediğinden her öğün sonrası üst- baş- yer gök temizlenmek durumunda.
Ben de tekrar evde olmaya alıştım; hem de bu sefer bu kendi kararım olduğu için daha huzurluyum ve durumdan keyif almam kolay oluyor.
Bu bayram ilk defa çekirdek aile olarak başbaşa İstanbul'da kalıyoruz; umarım iyi bir bayram geçiririz."
19.11.09
Şiştimmmm
Annem diyor ki;
" Artık bana kimse sormasın lütfeeeeeeennn... Domuz gribi aşısı yaptırmayacağım. Allah'ım lütfen sonradan pişman olmayayım. Bir aşıya bile güvenemediğim bir yerde yaşamak ne kadar da zor yarabbim."
" Artık bana kimse sormasın lütfeeeeeeennn... Domuz gribi aşısı yaptırmayacağım. Allah'ım lütfen sonradan pişman olmayayım. Bir aşıya bile güvenemediğim bir yerde yaşamak ne kadar da zor yarabbim."
16.11.09
Okullu Olduk
Annem diyor ki;
" Gecikmeli de olsa sonunda okullu olduk. 9 Kasım 2009 Pazartesi itibari ile canım kuzucum Ahmet Taylan, kısmetse 11 sene boyunca gideceği okuluna ilk adımını attı. İnşallah mutlu, huzurlu bir yuva olur okulu, öğrenmeyi öğrenebilmesini diliyorum."
" İki kardeş bazen anlaşabiliyor da.."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)