8.1.08

2008











2007 yılbaşına ailelerimiz ile birlikte Ankara'da girmiştik; bu sefer hazır Paris'te yaşarken Noel kutlamalarını, cadde&vitrin süslemelerini doya doya yaşamak ailelerimizi yılbaşında buraya davet ettik; onlar da sağolsunlar geldiler ve süper&kalabalık&bol yemekli&bol tatlılı&bol hediyeli&bol süslü bir kutlama ile 2008'e girdik. Şüphesiz bu durumdan en çok faydalanan Ahmet Taylan oldu.




20.9.07

Sürpriz

Annem diyor ki;

" Hamileyim; Ahmet Taylan'a kardeş geliyor. Mutluyuz, şaşkınız, heyecanlıyız; açıkçası bu sefer doğum Paris'te olacağı için biraz tedirginiz de...Gün içerisinde Ahmet Taylan beni o kadar güzel oyalıyor ki; hamile olduğumu sadece mide bulantılarımdan hatırlıyorum. Bu sefer öyle, uzun uykular, gündüz şekerlemeleri yok ne yazık ki. ağır kaldırmama olayına da son verdik; evdeki bebişimiz sürekli kucakta çünkü. Beklenen doğum tarihi Nisan sonunu gösteriyor. 2 hafta önce Versailles'da Clinique des Franciscaines'de bir doktora gittik; iyi bir adam; en azından ingilizcesi çok iyi. Burada gebelik takibi Türkiye'dekine göre çok farklı; öyle zırt pırt ultrasona girmek yok. Bu sefer midem bulanmaz belki diye ümit ediyordum ama ne yazık ki yine bulanıyor; ama şimdi işe gitmediğim için başetmesi daha kolay."

7.9.07

Döndük


Annem diyor ki;
"Eveet, çok uzun bir aradan sonra nihayet evimize döndük. 8 Haziran'da başlayan tatilimiz 25 Ağustos günü sona erdi. Çalışmamamın verdiği en güzel rahatlık bu olsa gerek; liseden beri bu kadar uzun tatil yapmamıştım.Tatilimiz boyunca Paris-İstanbul-İzmir-Çeşme-İzmir- Gaziantep-Kilis-Adana- İzmir- Çeşme-İzmir-Akçakoca-Ankara-Akçakoca-Çeşme-Bodrum-Çeşme-İzmir-Paris güzergahlarını yaptık. Sadece Bodrum hariç hepsinde Ahmet Taylan da vardı; yani çoçukla seyahat etmekten korkanlara duyurulur.Neyse ki tatilimizi ağız tadı ile tamamladık; darısı gelecek yazın başına. Bu arada teyzemizi de evlendirdik; Allah bir yastıkta kocatsın inşallah!!! Neredeyse 1 senedir görüşmediğimiz arkadaşlarımızla hasret giderdik; yetmedi bize ama ne yapalım.

Şimdi yine Paris'teyiz; Türkiye'den sonra hava çok depresif; bir de çok hareketli bir bücür ile yalnız kalmanın verdiği şaşkınlık var üzerimizde; umarım kısa zamanda toparlarız.

Tomtiğimiz yaz boyunca bol bol yüzdü; Emin dedesi O'na bardaktan su içmenin yanı sıra bin türlü muzurluk da öğretti; nasıl toparlayacağiz bilemiyorum."