Evet; evet sonunda 1 ay önceden de olsa ilk doğumgünü partimi Paris'te verdim!!! Annem; ilk yılımın 9 ayını Paris'te geçirdiğim için burada beni sevenlerle bir ön doğumgünü partisi düzenlemek isteyince sevgili babam da bu fikri sevince çok sevindim. Eee ne de olsa işin içinde pasta var, balon var, hediye var, eğlence var... Annem bu partiyi açık havada piknik şeklinde yapmak istediyse de; babamın haklı müdahalesi ile Versailles- Notre Dame Marche'de sürekli gittiğimiz ve sahibesinin beni çok sevdiğini bildiğim Danielle's Cafe'de oldu partim. Annem, babam ve Burcu Teyze erkenden giderek; heryeri benim için süslediler. Derya Teyze'm de benim için 1 tanesi ayıcık olmak üzere 2 tabe kocaman pasta yapmıştı!!! Mumlarımı bu seferlik benim yerime annem üfledi ama olsun. Ayrıca babamla bir örnek gömleklerimizi giydiğimiz için çok havalıydık. Benim için gelen herkese çok teşekkürler!!!
28.5.07
23.5.07
İlk Müze Gezintimiz
Annem diyor ki;
" Sevgili Elvan 19 Mayıs'ın Fransa'da "La nuit des musees" olduğunu yani müzelerin gece boyu açık ve ücretsiz olacağını söyleyince hemen bir program yaptık. Öncelikle Elvan'ların hemen Invalides'in yanındaki evlerinde kendimize güzel bir taco ziyafeti çektikten sonra yakındaki Petit Palais'de şansımızı deneyelim dedik. Tabii ki kuyruksever Fransızlar böyle bir etkinlikte de hemen çeşitli kuyruklar oluşturmuş; haftalık olağan kuyruk kotalarını doldurmanın haklı sevinci ile 8 çiziyorlardı. Biz de elimizde bebişimize yeni aldığımız mavi Mac Laren pusetimiz kuyruğa acılı gözlerle bakıyorduk ki, Fransa'da hiç de karşılaşmam dediğim bir şey oldu: Bir görevli gelip pusetimiz olduğu için önceliğimiz olduğunu söyledi ve bizi hop diye yan kapıdan müzeye alıverdi. Hepimizi şaşkınlıktan dona kaldık!!! Hatta hemen içinde lahana bebek bulunan puset mi pazarlasak bu kuyruklara diye bir de pazarlama çalışması bile yaptık.
Neyse; müze gerçekten güzeldi; özellikle tavan süslemelerinin izlenebilmesi için konulmuş aynalar ve şezlonglar gerçekten çok keyifliydi."
Ucuz Paris
Annem diyor ki;
" Sonunda yaz tatili için Türkiye'ye gelmeden önce herkesin bahsettiği outlet çarşı Val D'europe'a gidebildik. Gerçekten gidilip görülmesi, saatlerce alışveriş yapılası, Starbucks'da oturup kave içilesi bir yermiş. Biz sonuncu madde hariç hepsini gerçekleştirdik. Hele %70'lere kadar indirim olan ve 14-15 hatta 17 numara bile ayakkabı gördüğümüz Nike'da tam anlamı ile kendimizi kaybettik. Bu işten en çok oğlum ve babası karlı çıktı. Oğlum Selin, Lara ve Serhat eniştesi ile Sealife parkını bile gezdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)