17.1.07

İlk Yemeğim


Cuma'dan beri asansör bozuk olduğun için çok dışarı çıkamadık. 2. katta oturunca tek başına puset+bebek taşımak bayağı yorucu oluyor. Allahtan babamız vardı da, haftasonu bizi gezmekten mahrum bırakmadı. Asansörün bozulduğunu görür görmez az kalsın daha Türkiye uçak biletimi sadece gidiş olarak alıyordum. Daha önce Burcu'ların asansörünün planlı bakımının yaklaşık 3 hafta sürdüğünü bildiğimden bu arızanın da en az 2 haftada giderilmesini bekliyordum; ama neyseki sadece 5 !!! gün sürdü. Gördüğünüz gibi burada servis sektörü mükemmel!!!

Neyse; geçtiğimiz hafta bebişimiz ilk katı gıdasını babasının elinden tattı. Çoçukla ilgili özellikle sabır isteyen konularda babamız çok daha başarılı. Bebişi mama sandalyesine oturtup karşısına da kendisi bir sandalye çekti ve mamayı başarı ile yedirdi. Önce meyve püresinden başladık. Katkısız, şekersiz hazır mama aldım. Hem buradaki çoçuk doktorum hem de Türkiye'deki doktorumuz Fransa'da gönül rahatlığı ile hazır mama kullanabileceğimi söyledi; ben kendim mama yapmaya kalkışınca annem bile engelleyince ben de gönül rahatlığı ile hazır mama kullanmaya başladım. Hafta sonu da yine katkısız, tuzsuz sebze mamalarımızı aldık boy boy, çeşit çeşit. Yalnız büyük rahatlık; mama sayesinde uzun süreden beri ilk defa 5 sa dışarıda kalabildik.


Ancak bebiş nedense suyu çok sevmedi; ben de zorlamıyorum. Zaten 1 yaşına kadar emzirmeyi planlıyorum. Mamayı arttırdıkça sütü yavaş yavaş keseceğim; arada suya da alışır herhalde küçük fındığım.








Bu arada; Türkiye'ye gitmeden önce Derya'nın yardımı ile bebişi gündüz bakımına vermek için gerekli adımları attık; şimdi evrak topluyorum. Sanırım çok yakında günde 2 sa kadar okula gidecek; ben de rahat rahat kendimi fransızca dersime verebileceğim. Bebişin de arkadaşları olacak; gün içerisinde sadece beni görmesi; beni çok üzüyor.
Hem belki kimbilir ben de çalışmaya başlarsam; gün içinde ayrı kalmaya şimdiden alışmamız iyi olur. Belki biraz vicdansızca olacak ama çalışmayı çok özledim. Anne Merve olmanın dışında çalışan Merve olmayı çok özledim; ama çalışmadan geçirdiğim hergün iş bulmamı daha da zorlaştırıyor; bunun da farkındayım. Ama olsun canım oğlum herşeye değer; bir gülümsemesi yeter.

12.1.07

Tatilim 2







Ankara'da olduğumuzu duyan Batur amcam ve İrem teyzem de beni ziyaret ettiler.
Ecem ablamı ne yazık ki göremedim; en kısa sürede tanışırız umarım.







Dediğim gibi anlatacak o kadar çok şey birikti ki!!! Özellikle annem; birdenbire kalabalığa girince korkacağımı ve ağlayacağımı düşünmüştü ama ben O'nu yanılttım. Herkese gülücükler dağıtıp hepsini kendime aşık ettim; çok zekiyim; bunun meyvelerini yazın toplarım artık.
Özellikle Mehmet Emin Soprano olarak bilinen Emin dedem (annemin notu: bu lakap teyze tarafından takılmıştır) benimle oynayabilmek için karizmasını yerle bir etti. Nasıl mı?, bakınız foto:

Duyduğuma göre dedemin kocaman bir oyuncak araba koleksiyonu varmış; sanırım yazın hepsi benim olacak, yaşasın!! Ama dedeciğim içimden bir ses kızkardeşim olursa O'nu benden daha çok seveceğini söylüyor; böyle olmaz değil mi ;ne olur bana söz ver; yoksa kardeşim olmasın diye annemi bezdirmek için harika planlarım var; hemen uygulamaya geçerim.

9.1.07

Tatilim




Uzun süredir yazamadım; çünkü bayram&yılbaşı tatili için Ankara'ya gittim. Babaannemlerde kaldık; ama anneannemler de teyzemde olduğu için hep birlikte olduk.THY'nin Paris'ten Ankara'ya direkt uçuşu olmadığı için uzun, koşuşturmalı, aktarmalı bir yolculuktan sonra 23 Aralık günü Ankara'ya sağsalim varabildik. Ne yazık ki 2 yaşıma gelene kadar uçakta kendi koltuğum olamayacak; bu yüzden kucak yolculuğu yaptım. Pusetim bagaj sayıldığı ve kabine alınmadığı için annem&babam özellikle aktarmalarda beni taşırken bayağı yoruldular sanırım; ama uçuşlar boyunca uslu durarak gönüllerini aldım. Dönüşte de bebek sepetinde yolculuk yaptım ama sanırım bir dahaki sefere oraya sığmam mümkün olamayacak. Bu arada uçak tuvaletlerinde bez değiştiren annelere sonsuz saygılar. (Ahmet Taylan'ın annesinin notu)
Bizi Orly havaalanına götüren Derya teyzeye çok teşekkür ederim.

Ankara'ya vardığımızda herkes bizi babaannemlerin evinde bekliyordu. Hemen herkesi tanıdım ve hepsine gülücük atmaya başladım; sanırım çok hoşlarına gitti. Anneannem bana koca bir valizle hediyeler getirmişti. Babaannem de dayanamadı ve tüm hediyelerimi hemen verdi. Ama en güzel hediyem eniştemin bana aldığı teletubbies karakterli, ses çıkartan topum oldu.

Evet evet; bu tatilimde bir de çok sevdiğim, güzeller güzeli teyzemi vermek zorunda kaldım; ama eniştem bana söz verdi; teyzem beni daha çok sevdiği için hiç kıskançlık yapmayacak.

Tatilde bir de yüzüstü dönmeyi öğrendim ki herkes buna bayıldı; artık beni bıraktıkları yerde bulamayacaklar.