
Fransa'dan Türkiye'ye döndüğümüz zaman en büyük korkum;İstanbul'da bıraktığım arkadaşlarım ile aramıza mesafeler, seneler, çoçuklar, kocalar, sevgililer.... vs girmiş olması ve eskisi gibi görüşemeyecek olmamız ihtimali idi.Bir yandan da aklım Paris'te alıştığımız o çat kapı gelip gitmeler, mesafe &zaman&trafik problemi olmadan doyasıya yaşadığımız arkadaşlıkta kalmıştı.
Ama; büyükşehirde hele İstanbul'da hayatta olmaz dediğimiz birşey oldu ve tam kapı karşısı komşularımız dünya tatlısı, içten, doğal ve samimi bir çift çıktı. Her iki tarafın da girişken olması ile çok güzel bir dostluk başladı; tam o çoçukluğumuzdaki komşuluk gibi , birbirine anahtarını bile bırakabileceğin cinsten, ortak bir tencereden yemek yiyebileceğin cinsten, gecenin bir yarısı kapısını çalıp hadi ne yapıyoruz diyebileceğin cinsten ya da alın bu çoçuklardan birini biraz da siz oyalayın diyebileceğin cinsten....
Çok şanslıyız...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder