yaklaşık 3 aydır Paris'te yaşıyoruz. Şimdiye kadar düşündüklerimiz;
eksiler
- yollardaki anlamsız öncelikler (aradan gelen bir sokağın önceliği olması sebebiyle önünüze hiç bakmadan fırlayan arabalar, "stop" işaretlerini kollamassanız biriyle çarpışmanız işten değil)
- restoranlardaki iki kişilik masaların ancak evde TV seyrederek yerken kullandığımız tepsi büyüklüğünde olması ve iki kişinin dört kişilik bir masaya (bizim 2 kişilik masamız kadar olan) oturmasına izin vermemeleri
- yemek saatleri dışında açık bir restoran bulunmaması (öğleni kaçırdıysanız akşama kadar açsınız)
- benzinliklerde depoyu dolduran, camı silen kimsenin olmayışı
- sigaranın sadece "Tabac"larda satılışı ve onların da çok sık bulunmaması
- herkesin herkesle uzun uzun muhabbet etmesi (müşterinin kasiyerle, gişe görevlisiyle, eczacıyla, vs) sebebiyle sırada kişi başına 5-10 dakika beklemek
- TVde aynı kanalda bazı diziler için hem orjinal hem Fransızca izleme seçeneğine sahipken (nedenini bilmiyorum) bazı dizilerin sadece Fransızca yayınlanması
- Türklere ait olan herşeyin (beyaz peynir, yoğurt, vs) Yunan olarak satılması
- bir üstteki maddenin hatırlattığı; Fransızların büyük bir kısmının Türkiye hakkında Türklerin hala fes giyip develere binen, Arap alfabesi \nkullanan Araplar olduğunu düşünecek kadar cahil olması
artılar
+ kaldırımlarında iki sıra ağaçlık arasından yürüyebildiğin bulvarlar
+ yolların ve isimlerinin değişmemesi sebebiyle GPS sisteminin mükemmel çalışması ve sizi istediğiniz yere nokta atışıyla götürmesi+ şehir içinde, kolayca ulaşılabilen bol yeşillikli parklar
+ inanılmaz çeşitlilikte şarap ve peynir bulunması
+ yorulduğunda herhangi bir kafenin dışarıdaki masasına oturup kimse bakmayacağı için dinlendiğinde bir şey ödemeden kalkıp gidebilmek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder