

Daha buraya taşınmadan önce Fransa'daki kapıcılar acaba Türkiye'dekiler gibi midir?, kapıya bıraktığımız çöpü alıp; günde 1-2 kere kapımızı çalıp " Abla/yenge bir isteğin var mı?" diye sorup elimizi kolumuzu dolu gördüklerinde yardım etmek için önümüze atlayıp duran tipler midir diye merak etmiştim.
Buraya taşınır taşınmaz buradaki kapıcılar ile Türkiye'deki kapıcılar arasında dağlar kadar fark olduğunu gördüm.
Öncelikle burada çöpü kapıya koymak gibi bir kavram yok; çöp atma olayı çok zahmetli ve yeni taşınan birisi için oldukça karmaşık bir proses. Bu prosesi çözene kadar çöplerimizi; çöp poşetlerinde 1 hafta kadar garajda yer alan kavımızda saklamak zorunda kaldık. (kav: fransada çoğu apartman dairesinin bodrumda kendine ait şarap mahzeni olarak kullanılacak şekilde düzenlenmiş odaları var; bunlara kav deniyor. Nemi ve aydınlatması şarap muhafazası için ideal; büyüklüğü de neredeyse orta büyüklükte bir oda kadar)
Neyse çöplere dönersek; gündelik çöpleri küçük poşetler halinde; mutfakta yeralan çöp penceresinden aşağı atıyorsunuz. Sonra cam şişeleri; kapaklarını ayırıp sokaklarda yer alan cam geri dönüşüm kutularına atıyorsunuz. Plasik, teneke, kağıt ve kapakları ise; apartmanın garajında yer alan kutulara atıyorsunuz. Yani burada çöp toplama işini evin erkeği yapıyor çoğunlukla.
Dışarıda elinde sepet, pazar arabası vs. içi şişe dolu olan çok sayıda insan görmek mümkün.
Çöp toplama prosesinde kapıcıya rastlanmadığı gibi; elin kolun dolu olduğunda ya da puseti 3 basamak yukarı çıkarmaya çalışırken ya da en kötüsü bir elinle puseti basamaklardan yıkarı iteleyip diğer elinle poşetleri tutup aynı anda ağlayan bebeği sakinleştirmeye çalışırken de kapıcı; apartmanın girişindeki "ofis"inden sana bakıp Bonjour Madame demekle yetiniyor. Tüm bu "yardımsever"liğine rağmen yeni yıl arifesinde en az 75 EUR olması gereken bahşişini vermemiz gerektiği konusunda burada uzun yıllardır yaşayan arkadaşlarımız tarafından uyarıldık. Vermezsek ne olur çok merak ediyoruz; ama denemeye de korkuyoruz açıkçası.
Sanırım kapımıza gelip bir ihtiyacımız olup olmadığını sormadığını ; ya da en azından haftasonu kapımıza gazete bile bırakmadığını söylememe de gerek yok. Haftada 1 kapımıza geldiğinde sadece holdeki halıyı elektrikli süpürge ile süpürüyor o kadar. Burada arapsabunu ile haftada bir merdivenlerin silinmesi gibi bir durum da yok.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder